28 Ağustos 2015 Cuma

Bayrakları Karıştıran Sabri Cezayir Antrenmanına Katıldı

12 Haziran 2014

Milli Futbolcu Sabri Sarıoğlu, 2014 Dünya Kupası’nın başladığı bugün yabancı ajansların geçtiği bir haberle tüm spor kamuoyunu yine şaşkınlığa uğratmayı başardı.

A Milli Takımımız Brezilya’daki Dünya Kupası’na katılamadığı için duyduğumuz üzüntü maçların başlamasıyla daha da artarken Sabri’nin kupaya katıldığımızı sanarak Brezilya’ya kadar gitmiş olması güne damgasını vurdu.

İsabetsiz Şutla Farkedildi
Her şey Cezayir Milli Takımı’nın antrenmanı sırasında teknik direktör Vahid Halilhodžić’in nereden geldiğini anlayamadığı şutla başladı. Kafasına yediği şutla sersemleyen tecrübeli teknik adam:”Tamam bu adam bizim takımdan olmadığı halde antrenmanımıza girmiş bir şekilde ama o şut nereden çıktı onu anlayamadım” şeklinde veryansın etti.

Ortadan Bakınca Aynı Bizim Bayrak

Konuyla ilgili olarak basının karşısına geçen Sabri ise”Takımdan ayrı düz koşu yaparken o hızla önce havalimanına ardından Brezilya’ya gelmişim farkında değilim. Bir bayrak gördüm ama kafamı iyice yaklaştırınca ortasındaki hilal yüzünden bizim bayrak zannettim” şeklinde konuştu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Galatasaray Kulübü’nün Sabri’ye vereceği ceza ise kesinleşmedi. Üç olur- beş olur aklı başına gelsin şeklinde bir ceza verileceği ise bize gelen duyumlar arasında.

Sabri Sarıoğlu Kimdir?
1984 doğumlu Sabri Sarıoğlu futbola Samsun’un Çarşamba ilçesinde başladı. 2003 yılından beri Galatasaray’da top koşturan Sabri ilk autunu aynı yıl Gaziantepspor’a karşı atmıştır.

2 Haziran 2014 Pazartesi

İkna Edilemeyen Futbolcu Eşleri Derneği Kuruldu

İEFED adıyla Bağcılar'da kurulan dernek, Türkiye'ye transfer olmak üzereyken son anda eşi tarafından;"Ne işimiz var İstanbul'da ayol, Avrupa'yı bitirdin sıra Kadıköy'e geldi!, ama aşkhımm Paris dururken gidip Beylikdüzü'ne mi yerleşelimm" gibi veryansınlarla transferden vazgeçirilen 1482 futbolcu eşinin katılımıyla faaliyet gösterecek.

Derneğin zaman içinde aynı şekilde davranacak
İEFED İcra Kurulu Başkanı Christina Celtics
kadınlar için bir yol gösterici olmasını umduklarını belirten Christina Celtics;"Dernek aidatlarını lütfen düzenli olarak yatıralım. Bakın burada 1482 kişiyiz, kişi başı 10 TLtoplasak çıkan parayla derneğin kirasını, suyunu, elektriğini öderiz" şeklinde konuştu.

27 Ağustos 2009 Perşembe

"Her stada bir mezarlık" kampanyası büyük ilgi görüyor

Medya Manipülasyon Merkezi tarafından sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirilen "Her stada bir mezarlık" kampanyası 2009- 2010 futbol sezonunun başlamasıyla hız kazandı.

Lig başlayalı henüz bir ay bile olmamışken Türkiye'nin dört bir yanından gelen taşlı, sopalı, bıçaklı, otobüs taşlamalı karşılaşma haberleri futbolun oynandığı her bölgede futbol şehitleri için ayrı bir mezarlık bulundurulması zorunluluğunu tekrar gözler önüne serdi.
Geçtiğimiz yıllarda stadyumlarda yaralanan taraftarların da büyük destek verdiği kampanya eğer amacına ulaşırsa Türkiye'deki büyük bir eksiklik giderilmiş olacak.

Takımınıza ait stadyumun mezarlığına gömülme hakkını kazanmak için siz de bize katılın ve federasyona ait olenolurkalansaglarbizimdir@federasyon.ru adresine e-posta gönderin.

Mezarlıkların yapımına para bağışlamak için hesap numaramız: DeadBank 128745, SMS ile bağış için "Beni öldürüldüğüm yere gömün- isim- soyisim" yazarak 2222'ye gönderebilirsiniz.

Haydi Türkiye!

21 Temmuz 2009 Salı

R. MADRID’İN HANGİ YILDIZI HANGİ TÜRK TAKIMINA TRANSFER OLUYOR?

Bu yıl transfer piyasasını alt üst ederek dünyanın en önemli yıldızlarını kadrosuna katan Real Madrid, genişleyen kadrosunda düşünmediği bazı yıldızları satış listesine koydu.



Aralarında Arjen Roben, Klas-Jun Huntelaar ve Rafeal van der Vaart gibi yıldızların da bulunduğu Real Madrid’in satılık oyuncuları, dünyanın önemli kulüplerinin transfer listelerine girmiş durumda. Ülkemizin büyük kulüpleri ile de adları anılan oyuncuların hangi takımlara transfer olacakları bilinmez ama ortaya çıkan bir belge olay yaratacak gibi.

ŞOK BELGE

Medya Manipülasyon Merkezi’nin güvenilir istihbarat kaynağı (gerektiğinde adını açıklarız, akıllı olun) aracılığıyla ele geçirdiği bu şok belge, Real Madrid’in satılık yıldızları ve Türkiye’nin 2 güzide kulübü Fenerbahçe ve Galatasaray (alfabetik sıra) arasındaki ilişkiyi gözler önüne seriyor.

Bu belgeye göre hangi yıldızın, haftanın hangi günü, hangi takımla transfer dedikodusunun çıkacağı çok önceden belirlenmiş durumda.

Belgenin aslını elinden çıkarmak istemeyen istihbarat kaynağımızın gönderdiği noter tasdikli fotokopide yer alan bilgiler doğrultusunda satılık yıldızlar ile ilgili transfer haberleri medyada şu şekilde yer alacak:

Pazartesi ve Perşembe günleri

Fenerbahçe – Arjen Roben
Galatasaray – Gabriel Heinze


Salı ve Cuma günleri

Fenerbahçe – bay-geç
Galatasaray - Huntelaar


Çarşamba

Tatil


Cumartesi

Fenerbahçe – Rafael van der Vaart
Galatasaray – Micheal Salgado


Pazar

Fenerbahçe – Huntelaar, Gabriel Heinze, Raul, Cristiano Ronaldo
Galatasaray –Arjen Roben

Not: Belge ile ilgili diğer detayları açıklamayı etik açıdan doğru bulmuyoruz.
Not 2: MMM özel haberi ama kaynak falan göstermeden de kullanabilirsiniz.

18 Temmuz 2009 Cumartesi

Fatih Terim: "Her şeyi Hikmet Karaman'a borçluyum"

Şüphe gerçek mi oldu?

Yıllanmış teknik adam (orta yaşlı kurt) Fatih Terim eskiden beri bazı maçlara kendisinin yerine Hikmet Karaman'ı gönderdiğini MMM'ye itiraf etti.

Floransa'da bir dönerci çıkışında MMM'nin İtalya muhabiri Futhullah Döktaş'a yakalanan Fatih Terim sıcağın ve yediği tereyağlı iskenderin etkisiyle yıllardır sakladığı sırrını Futhullah'a açıkladı.

"Karaman'la aramızdaki benzerliğin farkına vardığımda Galatasaray UEFA kupası gruplarında cebelleşiyordu. Haftada üç maça çıkmaktan imanım gevremişti. Karaman'a kendi giydiğim takım elbiselerden birkaçını verip benim yerime (bedenimiz bile aynı nasını satayım bu nası iş) maçlarda takımı yönetmesini rica ettim. O da iyi iş çıkardı sağolsun Milli Takım'a kadar sayesinde yükseldim. Hatta Milli Takım'a imza atacağım zaman da benim yerime imzayı o attı. O gün kızımı okuldan almam gerekiyordu hanıma söz vermiştim" diyen Fatih Terim'in aslında Terim taklidi yapan Ata Demirer olduğunu muhabirimiz son anda farkedip "Sen kimi kekliyonn len?" demeseydi bir yalan haber daha yapıyorduk. Neyseki muhabirimiz uyanık çıktı değerli okurlar.

Yine Futhullah'ın verdiği bilgiye göre Ata Demirer, Futhullah'ın erojen bölgesine cuccuk hareketi yaptıktan sonra kaçarak uzaklaştı.

* Berlusconi fotoğrafını erojen bölge ve İtalya kelimelerini bir arada temsil ettiği için koyduk. Zaten Berlusconi yabancı da değil aileden birisi.

12 Temmuz 2009 Pazar

Flaş! Flaşş! Federasyon yan yana oynayamayacak futbolcuları açıkladı!

Federasyon, Türk futbol yorumcularının yıllardır uğruna birbirlerini kırdıkları "x ile y aynı takımda oynar mı?" polemiğine son noktayı koydu.Federasyondan yapılan açıklamada "iki kaleci yan yana oynatılmadığı sürece" bu tarz tartışmaların yersiz bulunduğu kamuoyuna saygı ile duyuruldu.

Son derece diplomatik bir dille yapılan açıklamada: "Rüştü- Volkan yan yana oynar mı diye tartışma çıkması ihtimaline karşı bir açıklama yapmak zorunda kaldık. Beyler lütfen eşeğin kulağına su kaçırmayalım." şeklinde konuşan federasyon sözcüsü bildirinin sonunda önümüzdeki sene 2. ligte hangi takımın şampiyon olacağını açıkladı.

2009- 2010 Süper Lig şampiyonunu belirleme çalışmaları ise haber yayına hazırlandığı sırada devam ediyordu.

Tartışmalara neden olmuş çeşitli birliktelikler:

Hagi ve Jardel aynı takımda oynar mı?
Şifo Mehmet Sergen yan yana oynar mı?
Tümer Sergen yan yana oynar mı?
Delgado ile Ricardinho aynı takımda oynar mı?
Ahmet Dursun ile Pascal Nouma birlikte oldular mı?
Emre ile Alex yan yana oynar mı?
Alex ve Emre aynı takımda oynar mı?
Alanzinho ve Yattara beraber oynar mı?
Kaka ile Ronaldo yan yana oynar mı?
Tsubasa ile Misaki yan yana oynar mı?




11 Temmuz 2009 Cumartesi

Fatih Tekke, Lazio ya mı ?!



Transfer işlerini gizli kapaklı sürdüren Trabzonspor, "İtalyan Hamsileri" Lazio ile ortak hareket etme kararı aldı.

Fatih Tekke'yi 2 sene önce fahiş fiyata Zenit e okutan Trabzonspor, bu sezon Tekke'yi bedavaya getirmek istiyor. Ancak enayi yerine konulmak istemeyen Zenit yönetimi "öyle 10'a satıp 3'e geri almak yok" diyerek buna pek yanaşmıyor.

Yaşanan tıkanıklığı gidermek için akıl almaz bir yönteme başvuran Karadeniz Kaplanları, Tekke'yi İtalyan Hamsileri üzerinden hülle yolu ile almanın planlarını yapıyor.

Trabzon'a geri dönmek için gün sayan Tekke'yi ise adeta şafak sıkıştırdığı öğrenildi.
Full + Full sözleşmeye imza atacak olan Tekke'nin başkan Şener'in isteği doğrultusunda saçı başı kestirdiği, enseleri düzelttirdiği de bildirildi.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

Volkan Bilmecesinin Perde Arkası



Fenerbahçe’de, günlerdir süren pazarlıklara rağmen henüz kesin bir sonuca ulaşılamayan kaleci sorunu devam ediyor. Bu sezon sözleşmesi sona eren Fenerbahçe’nin başarılı file bekçisi Volkan, hala sözleşme yenilemiş değil. Türlü spekülasyonların gırla olduğu mevzunun iç yüzünü Medya Manipülasyon Merkezi ortaya çıkarıyor.

Problem

Sözleşmesi biten Fenerbahçeli oyuncuların artık bir gelenek haline gelmiş tavırları Volkan olayında da görünüyor.

Sene geçen sene… Tuncay’ın sözleşmesi bitmiş. Aziz başkan, Tuncay’ı elinde tutmak istiyor ama Tuncay tutturmuş ben Devid’in aldığı maaşın 2 katının yarısının 1 kuruş fazlasını isterim diye. Ufak bir sorun gibi görünen bu durum aslında matematik için ufak fakat Fenerbahçe için büyük bir sorun. Çünkü yapılan ufak bir hesaplamayla Tuncay’ın Devid’in maaşından daha fazlasını istediği ortaya çıkıyor. Ancak Zico döneminde transfer edilen ve ilk günlerde büyük bir hayal kırıklığı yaratmasına rağmen torpilli olduğu için ilk 11’in değişmez ismi olduğu söylenen Devid’in sözleşmesinde bulunan “takımda kimse benden yüksek maaş alamaz” maddesi, işleri içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Durumu ilköğretimde öğretildiği şekilde bir problem haline dönüştürdüğümüzde şu sonuç ortaya çıkıyor:

Devid, Fenerbahçe’nin en çok kazanan futbolcusudur. Tuncay ondan 1 kuruş fazla kazanmak istemektedir. Ancak Devid’in Fenerbahçe’nin en çok kazanan futbolcusu olması gerekmektedir. Peki bu durumda Aziz başkan ne yapmalı?

Kısır Döngü

Kendisine iletilen bu problemi çözemeyen Einstein’ın, “Ya bırakın gitsin, bu kadar kafa patlatmaya gerek yok. Gidin mutfaktan birer bira kapın gelin” cevabı üzerine Fenerbahçe yönetimi, Tuncay ile sözleşme yenileme görüşmeleri durdurmuştu ve Tuncay adaya gitmişti.

Tuncay Vakası

Fenerbahçe, kalecisi Volkan ile de benzer sorunu yaşıyor. Aziz başkanın telefonla ulaştığı Volkan; “Asıl doğuştan Fenerbahçeli olan benim. Neden Mehmet Topuz’un aldığı paranın yarısını alayım? Onun maaşının iki, hatta dört, hatta hatta Beşiktaş formalı görüntüleri düşünüldüğünde sekiz katını istiyorum” diye çıkıştı. M. Topuz’a verilen paranın sekiz katını hesaplayan Aziz başkan durumun vahametini görünce sözleşme yenileme işini askıya aldı.

Volkan’ın, Lincoln’ün gönderilmesi durumunda Galatasaray ile sözleşme imzalayacağı sanılıyordu. Fakat Leo Franco’yu kadrosuna katan Cimbom, Volkan’a “yav kusura bakma seni de beklettik ama kısmet işte; bi dahaki sefere inşallah” cevabını verdi. Bunun üzerine Mehmet Topuz’un taktiğini denemek için en yakın Kartal Yuvası mağazasına giden Volkan, fotoğraf çektireceği bir Beşiktaş forması aradı ancak bedenine uygun forma bulamayınca oradan da eli boş döndü.

Milli kalecinin komşuya gitmesi bekleniyor.

Einstein kimdir?

Alman. Dünyanın en zeki adamı. E=MC². İzafiyet teorisi.

3 Temmuz 2009 Cuma

Beşiktaş'ta Nihat Gerginliği

Beşiktaş'ın İspanyol ekibi Villareal'den transfer ettiği eski ve yeni futbolcusu Nihat Türkiye'ye geldi. Kısa bir süre sonra imza atması beklenen Nihat havaalanından direkt Beşiktaş tesislerine giderken, tesislerdeki çeşitli sözleriyle gerginlik yarattı.

Henüz tesislerden içeri girer girmez takımı antrenman yaparken gören Nihat'ın, "Bu da antrenman mı ya, Avrupalı çözmüş olayı, bizim daha 40 fırın, nasıl diyorsunuz, sembrar, ekimeko, no. no lo era.. hah ekmek, ekmek yememiz lâzım..." diye yorum yapması gerginliğin başlangıcı oldu.

Tesislerde çeşitli incelemelerde bulunan Nihat'ın sürekli "İspanya'da futbol başka yani comestai muy extraño.", "Kulüp yönetmek profesyonel bir iştir, bu havlunun burda durmaması lâzım.", "Bana İspanya'da a la Turco derler, yani Müthiş Türk, buraya geliyorum "la Nihat" diyorlar, bu bir saygısızlıktır." gibi cümlelerle havaya civaya girmesiyle Beşiktaş'ın kademeli futbolcusu İbrahim Üzülmez "Ben bu takımın kaptanı sayılırım artislik yapma, kulüpte terlikle dolaşma, madem İspanya'da seni seviyorlar, iyi ama bizim için Beşiktaş taraftarının gönlünü fethetmek daha önemli" diyerek Nihat'a sataştı.

Tartışma büyürken araya İbrahim Toraman'ın da girmesiyle taraflar arasında arbede yaşandı. Olaya karışan emektar topçu Yusuf'un "İspanya sonuncusu takımda 2 sene yedek bekledin diye beyaz Türk mü oldun lan!" demesi üzerine ispanyolca küfreden Nihat o hırsla antrenman sahasına çıkarak boş kaleye 20 gol attı. Olay yerine gelen başkan Demirören taraflara yüce divanın ceza vereceğini ve Nihat için ayrı bir tesis yaptırılacağını belirtti.

Nihat'ın bugün ya da yarın, belki de hafta sonu ya cumartesi ya da pazar resmi sözleşmeye imza atması bekleniyor.

25 Haziran 2009 Perşembe

Gökhan Zan’dan sonra İ. Üzülmez de Galatasaray’da



Transfer sezonuna bomba gibi giren Galatasaray dünyayı sarsacak bir transfere daha imza attı. Beşiktaş’ın ve Türk Milli Takımının vazgeçilmez oyuncularından olan İbrahim Üzülmez, Galatasaray ile 4.5 yılı opsiyonlu 5 yıllık sözleşme imzaladı.

Galatasaray’dan yapılan açıklamaya göre Beşiktaş’ın Gökhan Zan’dan sonra İbrahim Üzülmez konusunda da Galatasaray’a kolaylık yaptığı ve ünlü futbolcu için herhangi bir ücret talep etmediği bildirildi.

Başarılı sol bekin kariyerinde yeni bir başlangıç yapmak istediği biliniyordu. Bu doğrultuda Galatasaray’dan gelen teklifi aynı gün kabul eden ve İstanbul Şile’deki tatilini yarıda keserek Florya’ya gelen Üzülmez, kendisini 5 yıllığına sarı kırmızılı renklere bağlayacak sözleşmeyi sol eli ile imzaladı. Adnan Sezgin ve Frank Rijkaard’ın da katıldığı imza törenine Babel’i bonservissiz transfer etmek için Liverpool’lu yöneticiler ile görüşmek üzere İzlanda’ya giden Haldun Üstünel katılmadı.

İmza töreninde konuşan İbrahim Üzülmez, Türkiye’nin güzide bir kulübünden bir diğerine transfer olduğu için çok mutlu olduğunu söyledi. Kendisinin profesyonel bir oyuncu olduğunu iddia eden Üzülmez, artık tüm çabalarının Galatasaray’ın başarısı için olacağını açıkladı. Harry Kewel gibi bir yıldızın arkasında oynamaktan onur duyacağını belirten oyuncu, “Roberto Carlos kimmiş ben ondan daha iyiyim ama yabancı değiliz ki sözümüz geçsin” dedi. Konunun buraya nasıl geldiğini anlamayan ancak manşetten verilebilecek güzel bir haber yakaladıkları için avuçlarını ovuşturan gazetecilerden kaptanlık ile ilgili gelen bir soru üzerine ise “Ben doğuştan Beşiktaşlıyıyım. Başka takımda kaptanlık pazı bandını giymem. Bu böyle biline” diyerek Mehmet Topuz’a gönderme yaptı.

Mustafa Sarp, Gökhan Zan ve Leo Franco’dan sonra bedava bir transfer daha gerçekleştiren Galatasaray; transfer konusundaki yol haritasını böylece gözler önüne sermiş oldu. Haldun Üstünel ve Adnan Sezgin’e, Galatasaray’da oynayabilecek kalitede fakat bonservisi için Galatasaray’ın kasasından kuruş para çıkmayacak futbolcuları bulmaları konusunda talimat verdiği düşünülen Adnan Polat’ın; transfer sezonunu en karlı kapatacak takımın Galatasaray olması konusundaki ısrarının, gelecek sezon nasıl bir sonuç vereceğini bekleyip göreceğiz.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Beşiktaş’tan Zorunlu Açıklama



Son haftalarda basın yayın organlarında sürekli olarak kulübümüze yapılan haksız yakıştırmaların, bilinçli yürütülen bir karalama kampanyasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Bu doğrultuda bir açıklama yapma gereksinimi duyuyoruz ve Türkiye’nin en köklü ve güzide kulüplerinden birinin adının yanlış kullanımına son verilmesini talep ediyoruz. Kulübümüzün adı Beşiktaş Jimnastik Kulübü’dür. Yazılı ve görsel yayın organlarında sürekli olarak “Mehmet Topuz’u Fenerbahçe’ye Kaptıran Beşiktaş” şeklinde kullanılan isim, tarafımızca kabul edilemezdir.

Kamuoyuna duyurulur.

Beşiktaş Jimnastik Kulübü

Yine Lincoln Yine Olay... Lincoln'e tepkiler çığ gibi büyüyor...

Galatasaray'ın 20 sayfalık sözleşmeli futbolcusu Lincoln yine şaşırtmadı. Sezon açılışına katılmayan Lincoln bugün öğle saatlerinde takımın Fulya'da yaptığı antremana yanında neredeyse beline kadar gelen bir dobermanla geldi. Tatilden geç geldiği için görebileceği tepkilere önlem olarak yanında doberman getirdiğini belirten Lincoln gazetecileri dobermanla tehdit edip Portekizce "Não vá me louco. Meu cão é selvagem." diye haykırdıktan sonra dobermanın önüne iki tavuk atarak parçalattırdı. Antrenman sahası kan gölüne dönerken iki tavuktan nasıl bu kadar kan çıktığı soruları kafaları kurcaladı.

Dünyaca ünlü bir isim olaya karıştı

Olayı Sporx.com'dan takip eden Lincoln'ün eski takımı Schalke 04'ün başkanı Josef Schnusenberg ise Lincoln'ün bu tarz çok kanlı işlerde Brain Dead ve Lord Of The Rings filmlerinden tanıdığımız Peter Jackson ile ortak çalıştığını, oyuncunun bu tür prodüksiyonları daha önce de yaptığını belirtti.

Antrenmanı uzaktan izleyen hayvanseverlerse olaya tepkili. Hem bir dobermanın hem de tavukların bu işe alet edilmesine oldukça bozulan "Uzaktan Hayvanseverler", "Çeşitli Hayvanseverler" ve "Sadece Köpekseverler"le ortak bir bildiri yayımladılar. Bildiride "Tavuklar neyse de, doberman asil bir hayvandır, bu tür olaylar onun psikolojisini bozabilir. Futbol çocuklardan sonra şimdi de hayvanları zehirliyor." satırları yer alıyor.

İsminin Wehrmacht olduğu öğrenilen doberman henüz 3 yaşında, bir kardeşi var.




Güçlü doberman Sivas Kangal kırması çıktı

Olayla ilgili olarak akşam üzeri Bazen Hayvanseverler Derneği ve Hayvansal Gıda Tüketen Ama Yine de Temel Evcil Hayvanları Sevenler Vakfı sözcüleri bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda ülkemizde çok iyi tanınmayan dobermanlarla ilgili bir dokümanter de gösterildi. Hemen ardından Lincoln'ün antrenman sahasında dobermanla güreşmesi ve dobermanın kulübün malzemecisini kovalayışı da sinevizyonda tekrar tekrar oynatıldı. Malzemeci can havliyle kaçarken Lincoln, Adnan Gezgin ve iyi bir insan hakları savunucusu olduğu bilinen, hatta sırf bu yüzden futbol maçlarına çıkmayıp futbol kariyerini antrenman üzerine odaklayan Linderoth'un sinsice güldükleri gözlendi. Gösterimin peşinden kurabiye, ara sıcaklar, kanepeler ikram edildi ve içki faslına geçildi. Özellikle "bir aslan miyav dedi", "telli turna", "ali baba'nın çiftliğinde mööö" ve "minik köpek minik köpek yine gel" şarkılarının söylendiği fasıl aniden içeri giren bir vergi memurunun, vakfın vergi kaçırmasıyla ilgili olarak 13. Evrensel Vergi Beyannamesi'ni do majörden okumasıyla son buldu.

Lincoln suçlu medya dedi...
Tüm bu olayların ardından alışık olduğumuz üzere web sitesinden bir açıklama yapan Lincoln ise suçu bir gazeteciye attı. Lincoln yazısında; "Wehrmacht'ın komşumun köpeğidir. İdareten birkaç saat bakacaktım ama Hamut Tekkaş isimli gazeteci sırf durumdan haber çıkarmak için köpeği ısırdı. Tavuklar ise köpeğin önüne atıldıklarında zaten ölmüşlerdi. Eğer tavuklara otopsi yapılırsa dediklerimin doğru olduğunu anlaşılacak. Duyarlı Türk polisini greve davet ediyorum..." dedi. Açıklamanın sonrasında, Lincoln'ün hiç televizyon, çevirmen falan uğraşmayıp paso web sitesinden açıklama yapmasını garipseyen yüzlerce taraftar floryayı bastı. Taraftarların sözcüsü "Aslında Lincoln diye biri yok, Lincoln Türkiye'nin Elvis'idir, Lincoln olsaydı paso web'den ayar kaymazdı, Lincoln televizyonda görünmüyor, maçlarda görünmüyor kim bu adam? Lincoln balon transfer mi?" gibi açıklamalarıyla adeta yeni bir vizyon ve akıllarda birçok soru yarattı. Florya'da yeni transfer Gökhan Zan'a "helal olsun sana" tezahüratı yapan taraftarlar mesai saatinin bitiminde çeşitli otobüs ve minibüslerle evlerine gittiler.

Durumu değerlendirmek için yönetim kurulu olağanüstü hal ilan etti ve kulüpte sabahladılar. Nuran Sultan'ın da bir ara girip çıktığı yönetim kurulu toplantısı sabaha kadar sürdü. Toplantıyla ilgili açıklamaların bugün yapılması bekleniyor.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Villa, Fener’e!

Ronaldinho, Eto’o, Kaka, Cristiano Ronaldo, Messi, Buffon transferlerinde hayal kırıklığı yaşayan Fenerbahçe, taraftarlarına müthiş bir sürpriz yapma peşinde. Dünyaca ünlü futbolcuları kadrosuna katarak Fenerbahçe’yi 3 yıl üst üste şampiyon yapmak isteyen Aziz Yıldırım, çok gizli bir transfer için özel transatlantiği ile İtalya’ya gitti.

Rüya takım kurma peşinde olan Yıldırım, dünya yıldızları ile neden anlaşma sağlanamadığını anlamış görünüyor. Gökhan Emreciksin transferinden ders alan Fenerbahçe yönetimi, yıldızları nasıl kadrosuna katacağını artık biliyor.

Eğlence Olanakları

Fenerbahçe’nin en büyük eksiği; gece hayatını seven yıldız futbolcular için yetersiz alt yapısı bulunması. Türkiye çapındaki yıldız oyuncular için İstanbul geceleri yeterli iken dünyaca ünlü yıldızlar için çok daha fazlası gerekiyor. Bu nedenle Villa Certosa’yı Fenerbahçe’ye kazandırmak için çalışmalara başlayan yönetim, sona çok yakın.



Berlusconi ile her konuda anlaşan Fenerbahçe yönetiminin Villa’nın tapusunu elde etmek üzere olduğu ancak ufak pürüzler kaldığı gelen bilgiler arasında. Futbol otoriteleri, Sardinya adasındaki ünlü malikane sayesinde Fenerbahçe’nin artık dünyaca ünlü futbolcuları kadrosuna rahatlıkla katabileceği görüşündeler.

Real de Devrede

Transfer piyasasını alt üst eden Real Madrid de Villa’nın peşinde!

Transfer sezonu müthiş bir giriş yapan ve Kaka ve Cristiano Ronaldo’ya mor beyazlı formayı giydiren Florentino Perez; yeniden Los Galaktikos haline gelen Real Madrid’in kapris dolu yıldızları için bu Villa’ya ihtiyaç duyuyor. Özellikle Ronaldo’nun sözleşmesinde bulunan “gece alemleri” maddesindeki koşulları karşılamak için Villa Certosa’yı isteyen Perez, Yıldırım’a sürpriz bir teklif ile gelebilir.

Sürpriz Teklif

Fenerbahçe başkanının mali olanakları karşısında çaresiz kalan Perez’in, Yıldırım’a "Villa bir hafta sizin bir hafta bizim olsun" önerisinde bulunmaya hazırlandığı söylentileri, dilden dile dolaşıyor.

Yıldırım’ın cevabı ne olur bilinmez ama Villa’nın sarı lacivertli bayraklarla donatılması an meselesi gibi görünüyor.

Barcelona'yı Öperiz!

Daum, bu yıl kuracakları kadroyla değil Türkiye ve Avrupa, yıkılmaz denen Barselona'yı yıkmayı hedeflediklerini söyledi.

Ekibimizi beş çayında ağırlayan Daum, kekin dibinin tutmasına ve istediği gibi kabarmamasına sinirlense de, ekipten arkadaşların yaptığı bikaç espiri sayesinde gerginlik azalarak, sohbet samimi bir ortamda gerçekleşti.

Başkan'ın hedef olarak gösterdiği "Rakibi Öpen Futbol" anlayışının, aslında "Total Futbol un Türkiye'ye uyarlanmış hali" olduğunu elleriyle destekleyerek anlattı.
Kafasını ileri geri oynatıp, saçlarını sallayarak konuşmasıyla tanınan Daum'u sohbetin bu dakikalarında tutamadık, yine sallanan Daum kaşlarını da oynatarak" Total Futbolu olduğu gibi alsan getirsen, oyuncu yapısı müsait değil, Türkiye'de oynatamazsın. En az 3 yıl beklemen lazım" diyerek hiddetlendi[5.3]

Top yapma, ayağa oynama, verkaça girme ve pasa kaçma gibi geleneksel mantıkları da unutmadıklarını, modern futbol anlayışlarına mutlaka monte edeceklerini söyleyen Daum, Türk'ün gücünü dünyaya göstermek için federasyonun yabancı kısıtını kaldırması gerektiğini söyledi.

Çok sinirli göründüğü ile ilgili bir sorumuza, "Aslında gayet sakin, normal bir insanım, Almanca kaba bi dil olduğu için öyle görünüyorum. Konuşurken, bazen o kaba havanın etkisine girip gaza gelince kabalaşabiliyorum. Kaldı ki böyle bi dilde kibar konuşmanın imkanı yok" dedi.

Getirdiğimiz fıstıklı-cevizli karışık (2 kilo) baklavaya da çocuklar gibi sevinen Daum, "Olm bunu asıl Antep'te yiyceniz yaa" diyerek bizi şaşırttı.

Thierry Henry, Nevzat Demir Tesislerinde!



Beşiktaş’ı yakından izleyen ve isimi vermek istemeyen muhabirimizin merkezimize ulaştırdığı habere göre Thierry Henry bu sabah Nevzat Demir Tesislerindeydi.

Mehmet Topuz hezimetini unutturmak isteyen Beşiktaş’ın dünyaca ünlü süper golcüyü transfer etmiş olma olasılığını, kendisini içeri almayan özel güvenlikçilere soran muhabirimizin aldığı yanıt ise oldukça şaşırtıcı.

Aldatmaca mı?

Güvenlik görevlisi A.K.’nin açıklamasına göre Henry, ailesi ile Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri etrafındaki ormanlık alanda piknik yaparken tuvalet ihtiyacını karşılamak için ailesinden uzaklaşmış. Ancak işi bittikten sonra yolunu kaybeden Henry, soluğu Nevzat Demir Tesislerinde almış. Kendisini, futbolculardan imza almak için tesislere gelen bir taraftar sanan güvenlik güçleri, Henry’yi yaka paça uzaklaştırmaya çalışırlarken o anda tesislerden çıkan Kenan Öner, olaya müdahale etmiş. Yıldız futbolcudan özür dilemek ve ona bir şeyler ikram etmek için Henry’yi tesislere sokan Öner, güvenlik görevlilerini de böyle konularda daha dikkatli olmaları konusunda nazikçe uyarmış.

Fakat bu hikayeyi yemeyen acar muhabirimiz, Henry’nin Beşiktaş ile sözleşme imzalamak için gizlice tesislere getirildiğini düşünüyor. Muhabirimize göre Bobo’yu göndererek yerine kaliteli bir golcü almak isteyen Beşiktaş, Fransızların medarı iftiharı ile büyük bir bomba patlatma hazırlığında olabilir.

A.K. kimdir?

A.K., doğuştan Beşiktaşlı bir güvenlik görevlisi. 1.95 boylarında 120 kg ağırlığındaki A.K.’nin sağ yumruğu yarım ton basıyor. A.K.’nin kılık kıyafet yönetmeliğini hiçe sayan pala bıyıkları, caydırıcı tedbir olarak oldukça başarılı. Ayrıca A.K., doğal biber gazı kullanımda bir duayen.

21 Haziran 2009 Pazar

Flaşh! Flaş! Lucescu Yuvaya Dönüyor

Adı her dönem farklı bir Türk takımıyla anılan (yaşlı kurt) Mircea Lucescu, Shaktar Donetsk'le UEFA Kupasını aldığı akşam kendisini soyunma odasında sıkıştıran Şenes Erzik'e hayır diyemedi.

Türkiye'den ayrıldıktan sonra Demirören, Yıldırım ve Polat tarafından mütemadiyen taciz edilen Lucescu, Erzik'in üç büyük kulübün başkanı adına yaptığı teklifi kabul etti.

Soyunma odasının buharlı ortamında, Shaktarlı futbolcuların sümkürme sesleri içinde yapılan çok özel anlaşmaya göre Lucescu; BJK, GS ve FB'ye "tam yetkili süper mega hiper master teknik adam" olarak gelecek. Reejkard, Denizli ve FB'ye imza atmak üzere olan Daum alacakları parada indirime gidilmediği sürece Yılmaz Vural'a bağlı olarak bile çalışabileceklerini, önemli olanın üç büyük takımın başarısı olduğunu söylediler. Detayları kamuoyuna henüz açıklanmayan sözleşmeye göre lig şampiyonunu her yıl federasyon belirlemeye devam edecek.

Lucescu'yu A milli takımın başına getirmeyi çok isteyen federasyonun ise Erzik'in üçlü anlaşmaya milli takımı da dahil etmemesine tepkili olduğu ve önümüzdeki sezon üç büyük takım yerine bir Anadolu takımını şampiyon yapabileceği bir söylenti olarak dilden dile dolaşıyor.

Aziz Yıldırım kılık değiştirdi

Çeşitli yayın organlarında Aziz Yıldırım'ın Almanya, İtalya ve İspanya'da olduğu iddia edilmişti ama Aziz başkan bunları yalanlayıp bir köşe yazarına ben İstanbulda'yım nasıl aynı şekilde hem Avrupa'da hem de Türkiye'de olabilirim diye dert yanmıştı

Aziz Yıldırım'ın kılık değiştirmiş hali
Aziz Yıldırım'ın kılık değiştirmiş hali

Ama Medya Manipulasyon Merkezi, yaygın muhabir ağıyla gerçeği açığa çıkardı. Geçtiğimiz günlerde İspnya'daki Ibiza adasında Drogba ve Ronaldinho ile bir araya gelen Aziz Yıldırım, Drogba ile anlaşamasa da Ronaldinho ile her konuda anlaşmaya vardığı öğrenildi. Yandaki fotoğraf Ibiza'daki bir cafe'de çalışan muhabirimiz Almudena Eutimiu tarafından çekildi ve bize gönderildi. Almudena'nın anlattığına göre Aziz başkanın bu pozu Ronaldinho'nun onun elinini öpmesinden sonra çekildi. Fotoğrafa göre; Aziz başkan gerçek kimliğini gizlemek için sakal bırakmış, ama bizden kaçmaz...


İstanbul'daki 'sahte' Aziz Yıldırım Kim?

Kaynağını açıklamaycağımız kişilerden aldığımız bilgilere göre, Tarsus'un Tavukçu beldesinde yaşayan Zülküf Tahtacı, Aziz Yıldırım'a çok benziyordu ve bu konuda çevresine ün salmıştı. Çoğu yere yetişmekte zorlanan Aziz Yıldırım, Zülküf Tahtacı'dan haberi olur ve hemen onunla konuşur ve anlaşmaya varılır. Anlaşmaya göre Zülküf Bey, aylık 800YTL maaş+yemek+akbil+skk ve akrabalarına bedava forma kaşılığında 2 yıllığına Fenerbahçe'ye imza atar. İmza karşılığında ise tüm masrafları kulüp tarafından ödenmek üzere FBTV'ye çıkacak, Antalya'da otellere gidecek, gerekirse gazetecilerin bol oluğu yerde bir kaç volta atacak.


Zülküf Tahtacı: Sahte Aziz Yıldırım
Zülküf Tahtacı: Sahte Aziz Yıldırım

Ama bu olay o kadar kolay olmamış. Zülkü Bey, Aziz Yıldırım'a benzeyebilmek için ilk önce saç ektirmiş, sonra doğuştan beri taşıdığı sağ yanağındaki beni aldırmış ve çok değer verdiği milliyetçi bıyıklarına bye bye demek zorunda kalmış. Ama şu anda piyasada Aziz Yıldırım gibi dolaşma zevkini doya doya yaşıyormuş. Kendisine ulaşamasak da yakınlarından aldığımız bilgilere göre Zülküf Tahtacı, Aziz Başkan gibi konuşabilme konusunda zorlansa da, hayatından memnunmuş.

20 Haziran 2009 Cumartesi

Lincoln Beşiktaş'ta!

Galatasaray'ın uzun süredir satmayı planladığı Lincoln'e sürpriz bir alıcı çıktı.

Papermoon'da Rijkaard ve ekibini ağırlayan Adnan Polat, yan masada
üzgün bir şekilde oturan
Yıldırım Demirören'i görünce yanına giderek Mehmet Topuz transferinde yaşadığı hayal kırıklığından ötürü teselli etti. İki güzide başkanın bu samimi sohbeti derinleşince konu Lincoln'e kadar uzandı.

Aşırı alkol aldığı gözlenen Demirören Lincoln'ü bize satın teklifinde bulununca Adnan Polat yan masada oturan Rijkaard'ın da onayını alarak teklifi kabul etti.

Yapılan anlaşmaya göre Yıldırım Demirören 2007 Model Lincoln Limuzin'e karşılık olarak Galatasaray Kulübü'ne 100.000 Euro nakit, 2 yerli araba, 35 büyük+ 60 piknik tüp verecek.

Beşiktaş'ın Galatasaray'dan aldığı Lincoln cep yakıyor, işte süper özellikler;
7 metre uzunluğunda
Isıtmalı ve elektrikli koltuklar
Buzdolabı, mini bar, hands free özellikli araç telefonu
8 hava yastığı

Demirören'in şehiriçinde 19 Litre yakan Lincoln'ü LPG'ye dönüştüreceği kulübe yakın kaynaklar tarafından basına sızdırıldı.

19 Haziran 2009 Cuma

Juventus'tan Promosyon

Poulsen'i alan Fenerbahçe'ye "Eğer düşünürseniz Trezege konusunda bişeyler yaparız" teklifi yapıldı. İtalyan-Mahmutpaşa karışımı tarzındaki teklifi duyunca kahvesinden bi yudum alan Başkan Yıldırım, şaka mı ciddi mi anlayamadığı bu teklif karşısında şaşkınlığını ustalıkla sakladı. Görüşmenin devamında Akdenizlilerin sıcak kanlı olması, Berlusconi- RTE biladerliği ve Türk İtalyan benzerlikleri de konuşuldu.

Eğer, bişeyler derken ne gibi şeyler kast edildiği konusunda anlaşma sağlanırsa, Trezeguet sarı lacivertli formayı giyecek. Bayrağı öpecek. İmzayı atacak.

Türkiye'de Pejo olarak tanınan Peugeot'nun bayiiliğini yapan Trezeguet'nin gelmesinde ÖTV indiriminin devam etmesi de önemli etken olacağı öğrenildi. Trezeguet, futbôl'u zevk için, adresi belli olsun diye oynuyor. Gamsız kafa vuruşlarıyla nam salan Fransız, oralardan affetmiyor.

18 Haziran 2009 Perşembe

Galatasaray Portakal'lara Kancayı Taktı!

Galatasaray'da portakal operasyonu hızlı bir şekilde devam ediyor. 2008 sezonunda turuncu forma tercihiyle Hollanda'nın "total futbol" ekolüne geçiş operasyonunu başlatan Galatasaray sezon biter bitmez yaptığı Rijkaard transferiyle niyetini belli etmişti.

Galatasaray şu sıralar Real Madrid'in beyni ve Avrupa Şampiyonası'nın en klas isimlerinden Sneijder ile birlikte Liverpool'un PES'te "Speed Daemon" kategorisinde yer alan oyuncusu Ryan Babel'i renklerine bağlamanın peşinde. Aldığımız haberlere göre Haldun Üstünbel oyuncuları sarı-kırmızı yerine portakal rengi renklere bağlamaya çalışarak milli duygular üzerinden ajitasyon yapacak. İki oyuncu da dünya futbolunda 2. Portakal Devrimi fikrini kabul ederlerse, Galatasaray gelecek sezon maçlara portakal rengi formayla çıkacak. Psikanalizin babası Sigmund Freud'a göre portakal rengi rakip takımlar üzerinde yoğuşmalı kombi etkisi yapıyor. Rakipler de sıcak basınca oyuna asılmıyorlar.

SporX kaynaklarını kullanarak yaptığımız araştırmalara göre Rijkaard transferinin ardından eğer Sneijder ve Babel transferi de biterse Galatasaray, total transfer politikası izleyecek. Bunun neticesinde Galatasaray'ın Rijkaard ve Neeskens'in bağlantılarını kullanarak Van Brukelen, Ronald Koeman, Van Tiggelen, Erwin Koeman, Marco Van Basten, Aron Winter, Kan Wouters gibi isimleri de kadrosuna katıp 1990'daki kadroyu yeniden biraraya getirecek. Federasyona yabancı sınırlalamasının 14+3'e çıkarılması için başvuru yapan Cimbom'un planı tutarsa, o yıllardan beri kendini geliştiren Van Brukelen hem kaleci hem oyuncu olarak oynayacak.


Tüm bunların olabilmesi için önce Ryan Babel transferindeki pürüzlerin temizlenmesi gerekiyor. Bu işlem için Adnan Bezgin dün sabah MAKİTA GA9020KX marka pürüz temizleme makinesiyle birlikte İngiltere'ye uçtu.

Makita GA9020KX nedir?
2200W'ta çalışan ve dakikada 6600 devir yapan çanak fırçalı, 230 mm'lik GA9020KX aslında bir taşlama makinesi. Taşlayarak kesme, fırçalama, zımparalama işleri yapabilen aygıt, solaklar için kolay kullanım sunmasıyla birlikte düğmelerine kolay basılmasıyla ünlü. Sağ kanattan karoya girdiğinde, öndireğe doğru muz çapaklar atması dolayısıyla oldukça yoğun olarak tercih ediliyor. Makita GA9020KX, 2009 yılında Dewalt DW-341K dekupaj testere ile oldukça uyumlu bir sezon geçirmişti.